Her Şeyimizle Mobiliz

  • sokerehber
  • 26 Ocak 2017
  • 0

Ericsson ConsümerLab TV & Medya Raporu, mobilden video izlemede ciddi büyüme olduğunu gösteriyor.
Dünyada mobil cihazlar üzerinden TV ve video izleme oranı son altı yılda yüzde 85 arttı.
Türkiye’de 16-24 yaş arası kullanıcılar TV ve video izlemek için en çok akıllı telefonlarını tercih ediyor.
Ericsson (NASDAQ: ERİC), dünya çapında 30 binden fazla katılımcıyla yaptığı araştırmanın sonuçlarını Consümerlab TV&Medya Raporu’yla açıkladı. Dünya üzerinde yaklaşık 1,1 milyar kişiyi temsil eden araştırma Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 40 ülkede TV ve video izleme davranışının mobilite ile nasıl değiştiğine ışık tutuyor.

Hızla yükselen Mobil

Rapora göre, Türkiye’de 2014’den günümüze mobil cihazlar üzerinden içerik izleme yılda kişi başına 250 saat arttı. Böylece mobilden izleme, TV ve video izleme toplam zamanına haftalık 5,3 saatlik bir dilim eklerken, sabit TV’den içerik izleme haftalık 0,2 saat kısaldı.

Dünyada mobil cihazlar üzerinden TV ve video izleme oranı ise son 6 yılda yüzde 85 arttı; TV gibi sabit ekrandan izleme oranı ise aynı dönemde yüzde 14 azaldı. Türkiye’de özellikle 16-19 ve 20-24 yaş arası gruplar TV ve video izlemek için en çok akıllı telefonu tercih ediyor. Bu grubun toplam izleme zamanlarının %29u akıllı telefonlar üzerinden gerçekleşiyor.

Globalde kullanıcıların yüzde 40’i sınırsız video izleyebilecekleri paketlerle ilgilendiklerini belirtiyor. Türkiye’de video izlemek için sınırsız mobil veri paketiyle ilgilenebilecek kullanıcıların oranı ise yüzde 50 dolaylarında…

Türkiye’de talebe bağlı seç-izle video platformlarında ilk sırayı yüzde 98 izleme oranı ile Youtube çekiyor.

İçerik bulmak, ne kadar zor olabilir ki?

Raporda öne çıkan bir diğer nokta da tüketicilerin izlemek için içerik ararken hatırı sayılır bir vakit harcaması… Amerikalı kullanıcıların yüzde 44’u,Türkiye’deki kullanıcıların ise yüzde 55’i günlük bazda TV’de izleyecek bir şey bulmakta zorlandıklarını söylüyor. Bazı seç-izle platformlarında bu zorluğu çekenlerin oranı Türkiye’de yüzde 36’da kalıyor.
Türkiye’de izleyiciler, ekran başında geçirdikleri zamanın yüzde 19’unu, sadece izleyecek bir şey bulmak için harcıyor. Bu da ortalama bir ömrün 1,5 yıllık kısmına tekabül ediyor.

Seç-izle hizmetler bir hayli popüler

Dünyada diziler, filmler ve diğer TV programlarını içeren seç-izle içerikleri izleme oranının 2010’dan bu yana yüzde 50 arttığı görülüyor. Artan bağlılık ve tatmin oluşturan seç-izle hizmetlerine ilişkin diğer bulgular şöyle:
Türkiye’de, kullanıcılar bir içeriği kısa sürede ard arda izlemek fikrinden (binge watching) vazgeçmiyor; izleyicilerin yüzde 39’u haftalık olarak tek seferde bir dizinin iki veya daha fazla bölümünü izliyor, yüzde 23’u ise bunu günlük olarak yapıyor.
Global çapta katılımcıların yüzde 40’i her gün Youtube’a girdiklerini ve yüzde 10’u ise günde üç saatten fazla zamanlarını Youtube’da geçirdiklerini söylüyor. Türkiye’de haftalık olarak en az bir kere Youtube izleyenlerin oranı ise yüzde 90 seviyesinde, günde 3 saat izlediklerini iletenler ise yüzde 19 seviyesinde…
Ericsson ConsümerLab Kıdemli Yöneticisi Zeynep Ahmed konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Kapsamlı araştırmamıza göre kullanıcıların yüksek kalite TV ve video içeriğine olan talepleri giderek artıyor. Başta Y kuşağı olmak üzere tüm kullanıcıların akıllı telefon üzerinden içerik izlemeleri kilit önemde. Bu kullanıcılar sadece paylaşıma açık, sosyal TV tecrübesi istemiyorlar, aynı zamanda seç-izle platformlarının içeriklerinde esneklik bekliyorlar. Günümüzün tecrübesi çok yönlü ve kullanıcılar bununla kendi dünyalarını yaratmak istiyorlar.”

Türkiye Raporundan elde edilen diğer çıktılar şöyle:

Normal TV yayını haftalık toplam TV/video izleme süresinin yüzde 54’unu oluşturuyor. İnternetten seç-izle servisleri, tüm online video veya DVD izleme süreleri ise toplam zamanın yüzde 43’unu oluşturuyor. Kullanıcılar haftalık olarak ortalama 9.9 saat televizyon, 5 saat bilgisayar, 7.1 saat laptop, yine 7.1 saat akıllı telefon ve 2.5 saat tablet ekranından TV kanalı ya da video içeriği izlediğini söylüyor. Taşınabilir cihaz kullanımın artmasıyla ev dışında akıllı telefon üzerinden içerik izleme oranı ise son iki yılda %27 arttığı görülüyor.
16-19 ve 20-24 yaş arası gruplar TV ve video izlemek için en çok akıllı telefonu tercih ederken, 35-69 yaş arası kullanıcılar TV ekranından vazgeçmiyor.
Kullanıcılar yeni bir TV – video izleme platformuna paralı üyelik yapmadan önce sırasıyla video kalitesi (yüzde 73), fiyat (yüzde 69), fiyatlama politikası (yüzde 68), müşteri hizmetleri (yüzde 68), içerik (yüzde 67), kullanıcı deneyimi (yüzde 66), ilk kurulum (yüzde 64) ve ücretsiz deneme süresine (yüzde 64) bakıyor.
Türkiye’de her iki kişiden biri; reklamsız yayın ve içerik ile HD kalitesine sahip olmak için daha fazla para ödemeye razı olduğunu belirtiyor. Y kuşağı ise altyazı (yüzde 40), sanal gerçeklik (yüzde 37), artırılmış gerçeklik (yüzde 34) için daha fazla ödeyebileceğini söylüyor.
Erkekler filmler (yüzde 90), haberler (yüzde 85),spor (yüzde 76), bilim programları (yüzde 74) ve belgeselleri (yüzde 69)’u daha sıklıkla tercih ederken; kadınlar ise TV dizileri (yüzde 91), yemek programları (yüzde 57) ve hayat tarzı & moda programları (yüzde 51) daha çok izlediğini belirtiyor.

Ericsson ConsümerLab TV & Media Raporu 2016 (HTML ve PDF versiyonları)
Infoğrafik

Rapor Hakkında

24 ülkeden 30 bin kullanıcı ile yapılan mülakatlar sonucu 1,1 milyar kişiyi temsil etme yeteneğine sahip Ericsson ConsümerLab TV & Medya Raporu 2016, TV izleme davranışları alanında dünyadaki en ayrıntılı çalışma niteliğinde. Destekleyici veriler ve cihaz temelli ölçümlemeleri ve kalitatif araştırmalarla rapor, TV ve medya konularındaki en son kullanıcı davranışlarını, talepleri ve bu trendlerin günümüz iş modellerini nasıl etkileyebileceğini işliyor.
Araştırmalar; Avusturalya, Brezilya, Kanada, Çin, Kolombiya, Dominik Cumhuriyeti, Almanya, Yunanistan, Hindistan, İtalya, Meksika, Hollanda, Polonya, Portekiz, Romanya, Rusya, Güney Amerika, İspanya, İsveç, Tayvan, Türkiye, İngiltere ve Amerika Birleşik Devletlerinden 16-69 yaş arası kullanıcılarla yapıldı. Tüm katılımcıların evlerinde internet bulunuyor ve haftada en az bir kere TV ve video izliyorlar. Hemen hemen hepsi ise günlük olarak internet kullanıyor.

Ericsson Hakkında

Ericsson, dünyanın önde gelen iletişim teknoloji ve hizmetleri sağlayıcısı ve “Networked Society (Ağ Toplumu)” anlayışı arkasındaki bir itici güç. Bütün önemli telekom operatörleriyle sahip olduğu uzun soluklu işbirliği, bireylere, kurumlara ve toplumlara potansiyellerini gerçekleştirme ve daha sürdürülebilir bir gelecek yaratma olanağı tanıyor. Mobil, genişbant ve bulut başta olmak üzere yazılım ve altyapı hizmetleri telekom operatörleri ve diğer endüstrilerin etkinliklerini artırmayı, kullanıcı deneyimini geliştirmeyi ve yeni fırsatlar yakalamalarını amaçlıyor.

180 ülkede, 115.000’den fazla çalışanıyla teknoloji ve diğer hizmetler alanında küresel ölçekte liderliğiyle, 2,5 milyarı aşkın aboneye hizmet veren müşteri ağlarını destekliyor. Bugün dünya mobil trafiğinin yüzde 40’ından fazlası Ericsson ağlarından geçiyor. Ar-Ge alanındaki yatırımları bu pozisyonunu daha da geliştirmesine olanak tanıyor.
1876 yılında kurulan Ericsson’un merkezi, İsveç’in Stokholm sehrinde bulunuyor. 2015 yılında 249,9 milyar ŞEK (29,4 milyar USD) gelir elde eden Ericsson, Stockholm’de NASDAQ OMX ve New York’ta NASDAQ borsalarında işlem görüyor.

Geri «
İleri »

Bir cevap yazın