Acaba Kaç Ton?

  • sokerehber
  • 10 Ocak 2017
  • 0

Dünya’nın Teknosferi 30 Trilyon Tona Ulaştı
Leicester Üniversitesi yerbilimcileri tarafından öncülük edilen uluslararası bir araştırma grubu, Dünya ‘teknosferi’ üzerindeki fiziksel yapıların tam ağırlığına dair ilk bulgulara ulaştılar. Araştırma eforları sonucunda söz konusu kütlenin 30 trilyon ton civarında olduğu saptandı.

Teknosfer biz insanlar tarafından hayatta kalmamız için inşa ettiğimiz tüm yapılara verilen ortak bir ad ve evlerden fabrikalara, katı atık toplama alanlarından tarlalara, bilgisayar sistemlerinden akıllı telefonlara her şey dahil.

The Anthropocene Review dergisinde yayınlanan akademik makalede, Dünya’nın teknosferinin 30 trilyon ton kütleye ulaştığı, artan bir ivmeyle büyüdüğü ve şu an gezegen yüzeyinin her bir metrekaresine 50 kilodan fazla teknosfer kütlesi düştüğüne vurgu yapıldı.

Araştırmanın öncülerinden profesör Jan Zalasiewicz ortaya koydukları bulguları şöyle açıklıyor: “Teknosfer Amerikalı bilim insanı Peter Haff’in parlak buluşlarından birisi ve kendisi de bu makalenin yazarları arasında. Teknosfer en basit anlatımla insanlar tarafından hayatta kalabilmeleri amacıyla inşa edilmiş tüm yapıları tanımlıyor.”

“İnsanlar ve insan organizasyonları da teknosferin bir parçası. Gelgelelim teknosfer üzerinde sandığımız kadar kontrol sahibi değiliz. Teknosfer başlı başına kendi dinamikleri ve enerji akışı olan bir sistem ve hayatta kalmak için onu devam ettirmek zorundayız.”

Makalenin yazarlarından profesör Mark Williams ise insanların Dünya’yı ne kadar değiştirdiğine odaklanarak şöyle açıklıyor: “Teknosferin biyosferden filizlendiği ve şu an onun üzerinde parazit gibi var olduğu söylenebilir. Teknosfer mevcut boyutuyla bu gezegenin en büyük yeni fenomenlerinden bir tanesi ve görülmemiş bir tempoyla evrim geçiriyor.”

“Biyosfer ile karşılaştırıldığında, teknosfer kendi materyallerini geri dönüştürme konusunda gerçekten çok başarısız ve hızla artan doldurma araziler de bunun bir kanıtı.”

Araştırmacılar teknosferin insanın gezegenimize yaptığı değiştirici etkinin en büyük göstergesi olarak görüyor.

Teknosferi yalnızca kütlesiyle ele almak doğru değil. Profesör Waters, insanlığın kalem gibi basit araçlardan bilgisayar sistemleri gibi karmaşık yapılar inşa edebilmesinin teknosfer tarafından mümkün kılındığının altını çiziyor. Tüm bunlar gelecekte teknofosiller olarak toprak altından çıkarılacaklar. Profesör Waters, Dünya’daki teknofosil türlerinin bir milyarı aşkın olduğunu tahmin ediyor.

Profesör Zalasiewicz ise şöyle ekliyor: “Teknosfer jeolojik açıdan genç olabilir fakat inanılmaz bir hızla büyüyor ve halihazırda gezegenimizde derin izler bıraktı.”

Kaynak

Yukarıdaki içerik, Leicester Üniversitesi tarafından İngilizce dilinde yayınlanan materyaller kullanılarak Türkçe’ye çevrilmiştir. Stil ve uzunluk için yapısal değişikliklere uğratılmıştır.

Referans
J. Zalasiewicz, M. Williams, C. N. Waters, A. D. Barnosky, J. Palmesino, A.-S. Ro nnskog, M. Edgeworth, C. Neal, A. Cearreta, E. C. Ellis, J. Grinevald, P. Haff, J. A. Ivar do Sul, C. Jeandel, R. Leinfelder, J. R. McNeill, E. Odada, N. Oreskes, S. J. Price, A. Revkin, W. Steffen, C. Summerhayes, D. Vidas, S. Wing, A. P. Wolfe. Scale and diversity of the physical technosphere: A geological perspective. The Anthropocene Review, 2016; DOI: 10.1177/2053019616677743

Alıntı: İTÜNOVA Teknoloji Transfer Ofisi

Geri «
İleri »

Bir Cevap Yazın