Jeotermal Şirketinden İkinci Açıklama

  • sokerehber
  • 5 Haziran 2018
  • Yorumlar Kapalı

AYDIN’ın Germencik ilçesindeki, jeotermal tesisini bünyesinde bulunduran Güriş Holding’den, Germencik’teki çok sayıda zeytin ve incir ağacının kuruması ve küçükbaş hayvanın telef olmasıyla ilgili  ikinci açıklama yapıldı.

Güriş Holding Genel Müdürü Ali Karaduman, ağaçlardaki kurumanın jeotermal kaynaklı değil artezyen kuyularından yapılan sulamadan kaynaklandığını söyledi.

Konuyla ilgili yaptığı açıklamada, Germencik’teki kuruyan ağaçlarla ilgili basında çıkan haberler üzerine bölgede teknik araştırma yaptıklarını belirten Güriş Holding Genel Müdürü Ali Karaduman, “Yukarı Galip Hoca ve diğer tespit edilen Kuşadası ile Ortaklar çevresindeki bazı bölgelerde, ağaçların kuruduğu gözlemlenmiştir. Biz daha önce bu olayı yaşamıştık. Buraya gelip baktığımda 10 yıl önceki görüntü gözlerimin önüne geldi.

Biz de ilk zamanlar artezyen kuyularindan çıkan sularla bahçelerimizi sulamıştık. Gördük ki, bahçelerimiz sararmaya başladı. Bu esnada hemen kimyasal analizlerini yaptık. Burada bor ve klorun yoğun olduğunu gördük. Ziraat Fakültesi ve Devlet Su İşleri’ne (DSİ) sorduğumuzda artezyen kuyularının kullanıma uygun olmadığını ve bu nedenle kullanmamamız gerektiğini söylediler. Derhal bu hatları iptal ettik. DSİ ve Aydın Belediyesi ile görüştük. İnsanların kullandığı suyu direk belediyeden, bahçe sulamalarını da DSİ’den alıyoruz. Bunun ispatı da burası, bizim kendi zeytin bahçemiz jeotermallerin hemen ortasında yer almaktadır. Yıl içerisinde tabii ki bir iki tane hastalıklı ağaç oluyor ve kuruyabiliyor. Jeotermal alanındaki ağaçlarımızın tamamı yemyeşil ve meyveleri fışkırıyor” dedi.

‘KURUMALAR PARSEL BAZINDA’

Ağaçlardaki kurumaların parsel bazında olduğunu vurgulayan Karaduman, “Devletimiz, hemen bu konuya el attı. Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ile İncir, Zeytin Araştırma Enstitüleri ekipleri geldi. Burada bir ekip kurdular. Biz de kendileriyle birlikte çalışarak kurumaların nedenini araştırıyoruz. Parsel bazında yapılan sulamalar, neticesinde kurumaların parsel bazında olduğu gösteriliyor. Bu kurumalar havadan değil, havadan olsa tüm yapraklar sararırdı” diye konuştu.

‘BİR DAMLA SUYU BİLE DIŞARIYA VERMİYORUZ’

Jeotermel suları konusunda çok titiz davrandıkların vurgulayan Karaduman, “Kuyulardan çıkan bir damla suyu dışarıya vermiyoruz. Sızma olma ihtimali ise hiç yok. Sızma olursa zaten kuyu başı 32 bar olduğundan her yerden su fışkırır. Su geçirmez betonlardan yaptığımız kuyulardan sıcak sularımızı alıyoruz. 90 derecedeki suyumuzu tekrar geriye basıyoruz. Kapalı bir sistem olması nedeniyle asla ve asla dışarıya su vermiyoruz. Drenaj hatlarımız zaten kapalıdır. Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü ekipleri zaman zaman habersiz gelerek gerekli kontrollerini yapıyor. Bizim herhangi bir nehre ve dışarıya su verme gibi bir ihtimalimiz kesinlikle yoktur. ABD’liler geldi, test ettiler. Ödül alan bir firmayız” dedi.

‘OKUL AÇILMASINI BEKLİYORUZ’

Germencik’te, ‘jeotermalle ilgili mühendisler yetişsin’ diye 10 milyon dolara mal olan bir okul yaptırdıklarına dikkati çeken Karaduman, şöyle devam etti:

“Biz ayrıca burada Adnan Menderes Üniversitesi Yamantürk Meslek Yüksekokulu’nu da yaptık. Bu okul bin 200 öğrenci kapasiteli ve 6 bin 500 metrekare. Okulu, spor salonu, engelli asansörü ve mobilyalarına kadar tanzim ettik. Biz öğrencilerimizin gelip burada eğitim almasını bekliyoruz. Nedeni de iyi eğitim alacaklar ki, tarıma doğru hizmeti verecekler.”

‘EN KALİTELİ KUYULAR BİZDE’

Ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştıklarına da değinen Ali Karaduman, “Burada bulunduğumuz alan yaklaşık 30 kilometrekaredir. Yaklaşık 100 tane kuyumuz var. Bunlar üretim ve enjeksiyon kuyusudur. Bu kuyular ortalama 3 bin metre derinliğindedir. En kaliteli kuyuları açmış pozisyondayız. Bizim jeotermal santrallerinde çalışanların yüzde 98’i Germencikli ve Aydınlı’dır” dedi –

Geri «
İleri »