Kurşunlu Manastırı Yıkılma Tehlikesinden Kurtuldu

  • sokerehber
  • 4 Temmuz 2018
  • Yorumlar Kapalı

Ekodosd Açıklaması

1800’lü yılların sonlarında Kurşunlu Manastırı’nı ziyaret eden Theodore Wiegand’ın, manastır din adamlarının o dönemde işlevlerini hala sürdürdüğünü yazmıştı.

Etrafında anıtsal nitelik taşıyan asırlık ağaçlar ve suların aktığı harika bir doğanın içinde yer alan Kurşunlu Manastırı, geçen süreç içinde birçok badireler atlatmıştı.

Manastır duvarlarına bilinçsiz kişilerce grafiti türünde yazılar yazılmış ve zor da olsa silinmesi sağlanmıştı.

Uzun yıllar atıl kalan manastır üzerinde kızılçam ağaçları çıkmış ve her yıl büyüyen ağaçlar özellikle kış aylarında ser esen rüzgarın etkisiyle sallanarak manastır duvarlarına zarar vermeye başlamıştı.
Kökleri duvarların içine kadar işleyen ağaçlar yer yer duvarları çatlatmaya başlamış ve yıkılma tehlikeleri belirmişti.

Geçtiğimiz yıllarda üstündeki ağaçların büyümesi ve sallanması nedeniyle iç bölüm de kubbeyi tutan güney payelerden biri yıkılmıştı.

Kuşadası’nın önemli kültürel miraslarından biri olan Kurşunlu Manastırı’nın daha fazla tahrip olmasını ve yıkılmasını engellemek amacıyla, Aydın Arkeoloji Müzesi Müdürlüğü bir organizasyon gerçekleştirdi.
Aydın Arkeoloji Müzesi Müdürü Yılmaz AKKAN ve uzman arkeologların denetiminde, Kuşadası Orman İşletmesi Şube Müdürü ve ekibi, Aydın Büyükşehir Belediyesi ve Kuşadası Belediyesi Park Bahçe personellerinin katılımıyla, manastırın geleceğini tehdit eden üzerindeki ağaçlar temizlendi.

Kurşunlu Manastırı, Samson Dağları’nın batıya uzandığı Dilek Yarımadası Milli Parkı’nın hemen yanı başındadır. Hem manastırın hem de içinde bulunduğu muhteşem doğanın korunması için, UDGP’larının revize çalışmalarının devam ettiği Milli Parkın sınırlarına alınmalıdır. Böylelikle söz konusu kültürel varlıklar, Milli Parkın koruması altına girecektir.

Bölgenin üç bitki coğrafyasına ait bitkilerin bir arada bulunduğu önemli bir doğa alanı olması, zengin faunanın bulunması, yılın 12 ayı trekking turlarının yapılabileceği iklimsel koşullara ve panoramik manzaraların izlenebileceği geniş seyir terasları ve bakı noktalarına sahip olması nedeniyle, koruma-kullanma dengesi çerçevesinde kontrollü bir şekilde yapılacak ekoturizm faaliyetleriyle, Kuşadası turizmine de önemli katkı yapması düşünülmektedir.

Geri «
İleri »